English French German Spain Italian Dutch Russian Portuguese Japanese Korean Arabic Chinese Simplified

10 Aralık 2012 Pazartesi

YENİDEN DOĞMAK

* Bebek doğmayı kabul etmekle hayatının en büyük acısını yaşar.
* Bebek kadar annenin sınırlarını da zorlar doğum.
* Normal doğum esnasında bebek ölümle bile yüzleşir.
* Ama doğum sayesinde yeni bir hayat bulur bebek.

* Ruhsal doğum da böyledir, sancılıdır, çilelidir.
* Ancak sonunda insan yepyeni bir hayata gözlerini açar.
* İster bedensel olsun ister ruhsal olsun doğum esnasında 

soluğumuz kesilir, betimiz benzimiz atar, gözlerimiz kararır, içimiz daralır.
* Özetle ıstıraplı bir iştir doğmak.
* Ama doğmazsak, yaşamak diye bir şansımız olabilir mi ki!?

Ali Rıza Bayzan'ın yayın aşamasındaki "Sûfi ile Terapist" adlı kitabından
www.facebook.com/psikoterapilervetasavvuf

Tepkiler:

1 yorum:

  1. Doğan Cüceloğlu der ki; Kişi kendi yaşamında yaratmak istediği geleceğin temelindeki değerleri bilinçli olarak seçer ve bu değerlere düşüncesi, sözü ve davranışıyla uygun yaşar.
    Yeniden doğmak budur.

    İnsan olma yolundaki bir insanın yeniden doğuş serüvenini bilinç zeminine taşıyan bu sözlere kulak vermekte çok büyük fayda var..

    Ama bizim Yûnus'un "..Her dem yeniden doğarız Bizden kim usanası" deyişi ile, bu işte asl’olanın aşk olduğunu düşünüyor insan. Yoksa kimse acı çekeceğini bile bile girmez bu yola..Burada aşkın ne aşkı olduğunu anlatmaya kapasitem yeterli değil, ama son vuslat sahnesi ile ilgili bir şeydir desem ne anladığım hissedilebilir belki:)

    Hepimiz acı çekiyoruz..ama bazı acıların içinde gizli bir lezzet saklı sanki. Çünkü acı ruhsal büyümenin sancısıdır ve lezzeti bunun nedeninin bilincinde olmaktadır..

    Ve eğer doğmazsak, yaşamak diye bir şansımızın olabileceğinden hiç emin değilim:)
    Hayatın anlamı da doğmak değil midir zaten? Yani yeniden doğmak:)

    YanıtlaSil